-Ramazan ayının anlamı nedir, ne ifade eder?
Ramazan ayı, Hazret-i Kuran’ın dünya semasına indirildiği bir ay olmakla, en mübarek, en kutsi, en latif bir zaman dilimidir. Ruh ve bedenden yaratılan insan, madde ile mananın birleşiminden meydana gelen bir güzelliktir. Oruç ise, madde ile mana arasında bir denge olup maddenin lehine, bozulan dengeyi aslına iadedir. Böylece, Allah’ı tanımak ve O’na kulluk etmek için yaratılan insan, himmetini yaratılış gayesine teksif ederek Allah’ın rızasına ulaşır. Bu sebeple Ramazan-ı Şerif, nefis eğitiminin zirveye çıktığı bir aydır.
-Ramazan-ı Şerif’in faziletlerini bize anlatır mısınız?
Bu ayda her salih amel binlere, onbinlere katlanır. Teravih namazı, diğer nafile namazlar, sadaka, zikir ve özellikle de Kuran tilavetinin çok büyük ecri vardır. Her bir nafile ibadetten farz sevabı kazanılır. Her bir farzdan diğer aylara nisbetle 70 farz sevabı kazanılır. Ramazan-ı Şerif’teki ibadetler meleklerin meclisinde onlarla birlikte kulluk yapmak anlamına gelir. Bu ayda iftar sofrasının misafiri olanın, boyunu ateşten kurtulur. İftar sofrasında bulunan fakir fukaranın ecirlerinin bir misli iftar sahibine yazılır, diğerlerinden de bir şey eksilmez. Günahlar erir ve yok olur. Elinin altında bulunan işçi ve memurun işlerini hafifleten bir kimseyi Cenab-ı Hak (c.c) bağışlar ve cehennemde azat eder. Efendimiz (s.a.v) Ramazan ayı girdiği zaman bütün esirleri serbest bırakır, istek ve ihtiyaç sahiplerine ihsanda bulunurdu.
-Orucun latifelere ne gibi faydaları vardır?
Tende ekmeğin posası olmazsa, can şarabı duru ve berrak olur. Sırlar kalbe açılır, dertler şifasını bulur. Can öyle bir alevdir ki, dumanı nurundan çoktur. Ekmeğin dumanı, can alevini boğarsa gönül ışık almaz. Ekmeğin dumanı az olursa, kalp nuru apaçık bulur. Su bulanık olursa, ne su görünür, ne de onun aksinde sema. Hava bulutlu ve dumanlı ise kuşluk güneşi dahi gizlenir. Hal böyle iken, azgın alevlerle yanan cehennem gibi midenin dumanları arasında kalp sevgiliyi nasıl görür?
-Allah’a kullukla oruç arasında ne gibi bir münasabet vardır?
Hikmet bilgisi mutedil yemekle bulunur. İsyan ve cehalet aşırı tokluktan gelir. O yüzden oruçtaki açlık zevkini bulan tokluktan rahatsız olur. Oruçdaki açlığın neşesinden yeryüzünün sultanları mahrumdur.Bedenin ağzı açılırsa, ruhun ağzı kapanır. Her ziyade lokma ruha vurulan bir pırangadır. Aşırı tokluk uykuyu, uyku da şehveti davet eder. Böylelerinin hayatı genellikle yatak odası, mutfak, tuvalet üçgeni arasında geçer. Ulvi alemlerdeki asli vatanlarına yükselemezler, bilakis aşağılarının aşağısına düşüp, gafletlerine mahkum olurlar. Bunlar aldanmışların da aldanmışıdır. Oruç insanı koruyarak insaniyet mertebesine çıkardığı gibi hayvaniyet mertebesine düşmekten de korur.
-Oruçlu kişi nelere dikkat etmelidir?
Bütün haram ve günahlara karşı mümin çok dikkatli olmalıdır. Aksi takdirde tutulan orucun bir fazileti kalmaz.Efendimiz (s.a.v) bir Hadis-i Şerifinde: “Nice oruç tutanlar var ki tuttukları oruçtan, açlık ve susuzluktan başka kârları yoktur.” (Nesei ve İbn Mace) buyurmaktadır. Gündüzleyin cinsi münasebet hariç, nefsin her türlü şehvetlerini yerine getirmekle beraber sadece yeme, içmeyi bir öğün geciktirip iki öğünlük yemeği de akşam yemekte bir fayda yoktur. Şayet bir fayda olsaydı o zaman bu hadisin bir manası kalmazdı. Fakat bütün bunlara rağmen Allahu Teâlâ Hazretleri: “Kim zerre miktarı hayır yapmışsa onun (karşılığını) görür.” (Zilzal, 7) buyurmaktadır. Bu yüzden ümit edilir ki, bu gibi kimseler şeklen de olsa farzı yerine getirmenin sevabını inşaallah alırlar.
Mümin gözünü, kulağını,dilini, elini, ayağını ve diğer azalarını günahtan korumalıdır. Hz. Peygamber (S.A.V.): “Beş şey orucu bozar. (Yani orucun kemalatını götürür ve sevabını azaltır): Yalan konuşmak, gıybet etmek, dedi-kodu yapmak, yalan yemin, şehvetle bakmak.” (Ezdî, Zuafa) buyurmaktadır. Burada dil ve gözle ilgili afetlerden bahsedilerek kamil bir oruç için bunlardan korunmamız emredilmektedir. Diğer uzuvları korumakla ilgili ayet ve hadisleri de buna kıyas ederek kâmil bir orucun nasıl tutulacağına dikkat edilmelidir.
Yukarıda bahsedildiği gibi orucun asıl gayelerinden biri, nefsi terbiye etmektir. Nefis terbiyesi yapılmadan uzuvları günahlardan korumak mümkün değildir. Orucu nefsle yapılan bir mücahede halinden çıkarıp ta perhiz şekline getirmek, gerçek bir oruç sayılmaz. Meselâ. Helâl yemekten oruç tutup haram ile iftar etmenin ne manası olabilir? Oruçtan maksat yeme, içme, uyuma ve cinsi münasebet gibi şehvetlerini mutedil hale getirmektir. Oruçlu olan bir kimse gündüz yemediğini, akşam bir oturuşta tıka basa yerse, nasıl şehvetlerini ve Allah’ın düşmanı olan şeytanı yenebilir? Diğer aylarda her zaman çeşit çeşit ve nefis yemekler yemeyen bir kimse, ramazan boyunca iftarlarda patlayıncaya kadar bu tür yemekleri yerse şehveti eskisine göre daha fazla azar. Oysa haramlardan kaçınsa, mutedil yese, orucun ve diğer ibadetlerin bereketiyle kalbi cilalanır, her gece biraz daha hafifleşir. Teheccüdünü, virdlerini kolaylıkla yapar. Bu sayede şeytan kalbine yaklaşamaz ve himmet gelirse melekut aleminin gizliliklerini dahi görebilir. Nitekim Kadir gecesi melekut aleminin esrarının keşfolunduğu bir gecedir.
-Oruç insanı haramlardan nasıl korur?
Yer yüzünde halife olarak yaratılan insan, Allahu Teâlâ’ya kulluk etmediği taktirde, Allah onu masivanın kölesi yaparak cezalandırır. Bu suretle insanoğlu kendisine hizmet için yaratılan şeyleri gaye haline getirip onları Allah gibi sevmeye başlar. (Bakara, 165) Bu da gönül ve fikir dünyasının madde tarafından tutsak edilmesi demektir. Allahu Teâlâbu gibi zevku sefa peşinde koşarak maddenin tutsağı haline gelen kâfirlerin hallerini bir ayetde şöyle beyan etmektedir: “Kâfirlere gelince, onlar dünyada sadece zevk u sefa peşinde koşarlar. Davarların yediği gibi yer ve içerler. Onların yeri ateştir.”
Öte yandan Allah’a kulluk niyetinde olan mümini düşünelim. Bu kişinin evinde her türlü nefis yiyecek olduğu halde oruçluyken açlık ve susuzluğuna rağmen o yiyeceklere elini sürmez. Halbuki orucunu yese kimse görmeyecek. Fakat Allah görecek. Gene oruçluyken yanında yatan helâline elini sürmez. Çünkü Allah görüyor. Demek ki bu insan hiçbir mani yokken sırf Allah rızası için bunlara elini sürmüyor ve bu şekilde nefisle aralarında cereyan eden mücahede de Allah namına hareket ediyor. Şayet nefsine uyup orucunu bozacak olsa kendisini 60 gün keffaretle cezalandırıyor. Sırf Allah rızası için helâl malını yemeyen bir mümin nasıl olur da başkasının haram malını yiyebilir? Allah rızası için şehvetini zaptedip helâl olan zevcesine dahi dokunmayan bir mümin, nasıl olur da haram olan bir kimsenin ırz ve namusuna musallat olabilir? Keza kendi malından zekât veren bir kimse nasıl olur da başkasının malını çalabilir? İşte orucun farz olduğunu beyan eden ayette “Umulur ki korunursunuz.” İfadesinin hikmetleri oruçta tam manasıyla tezahür etmektedir.
-Neden fakir fukaraya daha çok Ramazan ayında yardım edilir?
İftar vaktine kadar Allahu Teâlâ’nın kendisine lütfettiği nimetlerden nefsini mahrum bırakan oruçlu, bu nimetlerden devamlı mahrum olan insanları keşfeder. Kalbi yumuşar, merhameti galebe eder ve elindeki imkânlarıyla başkalarını gözetmeye başlar. Fakir fukaraya yardım eder. Evinde iftar ettirir. Böylece makam-mevki farkı mevzu bahis olmadan toplumda huzur, itimat, muhabbet ve kardeşlik gelişir, neşvü nema bulur.
-Orucun sağlığa ne gibi bir faydası vardır?
Bedenin sağlığı oruç tutup az yemekte, ruhun sağlığı da az uyumaktadır. Bütün hastalıkların temelinde aşırı tokluk vardır. Açlık ise, bütün devanın esasıdır. Nefsi aç olanın vesveseleri gider. Deli bile aç olduğu zaman akıllanır. Oruç, ibret tarlası ve hikmet kaynağıdır. Oruç yüksek anlayış ve derin sezişin ruhu, aşk kapısının anahtarı, irfan ruhunun feneri ve hakikat yolunun rehberidir. Aşırı yiyen ömründen yer, ömründen yiyen de erken göçer. Midesinin kölesi olan kimse de ne akıl olur, ne şuur, ne görüş, ne de duyuş…
-Ramazan ayında ne gibi ibadetler yapılmalıdır?
Can kuşu ten kafesinden ayrılmadan irfan kıblesine sefer etmelidir. Namı nişanı bırakmalı, vârını yağmalayıp yüzünü yerlere koymalı, aşk pirine mahrem olmalıdır. Ta ki, seni canana can etsin. Sonra gelin gibi tüller altına girmeli, gözlerini ağyara kapamalı, dilini perçinleyip kalp semasının ufuklarında Allah demelidir. Dost kapıları açılıp başına ihsanlar saçılıncaya, her taraftan “Merhaba” sesleri gelinceye kadar buna devam etmelidir.
Öğle namazına mütakip aşk sultanına dönüp zaman ve mekanı dürmeli mesafeleri kaldırıp gözünü yummalı ve kendine bir gece yapmalıdır. Çünkü O, hep meclise geceleri gelir. Altınoluktan çağlayanlar gibi akan nurun altına kalp kovasını tutmalı, her bir zerresi mest oluncaya kadar buna devam etmelidir.
İkindi namazından sonra Hacegân sofrasına oturmalı, orucum bozulur diye de korkmamalıdır. Zira bu sofrada tarhana çorbası içilmez, can yemeği yenir, aşk şarabı içilir.
-Oruçlu kişi orucunu bozarsa, İslami olarak hükmü nedir?
Şer’i bir mazeret olmadan kasten orucu bozmak haramdır. Böyle bir kimse iki ay peşpeşe kefaret orucu tutmalı, ve bir gün de kazasını yapmalıdır. Ancak unutarak bir şey yiyip içen kimse aklına gelir gelmez bırakırsa orucu bozulmaz, devam eder. Bir de kefareti gerektirmeyen fakat kazayı gerektiren durumlar vardır ki, bunları fıkıh kitaplarından mutlaka öğrenmelidir.
Mustafa Bahadıroğlu
Öncelikle Selamunaleyküm arkadaşlar sızlere bügünki konumuz nasıl sesli chat ta sohbet edebilirsiniz veya edebiliriz anlatmaya calışaçağım.sesli chat sıtelerı genelde şu kelımelerı yazınca google veya FireFox Explorer rıne yazaçağınız kelımeler bunlardır.sesli, seslichat,sesli chat,seslisohbet,sesli sohbet,seslicet türkce yazılışıdır.dıyerlerı şoyle sıralanmaktadır.kameralı sohbet,kameralı chat,kameralı cet,sesli kameralı ,sesli görüntülü chat vesayıre gibi olmaktadır, sesli kelimesını cümlelerın başında kullanırsanız daha kolay şekılde sesli chat sitelerını bulaçaksınızdır.Böyleçe sesli sitelerı bulduktan sonra tıklayarak ana sayfasına ulaşıp wordpress sayfası genelde sesli sıtelerde olmaktadır bu anasayfasında haber ,spor,magazın,vesayıre gıbı konular yazılmaktadır burdan bıgılendırılebılırsınız bu konuları okuyarak veya okumadan ana sayfada sesli chat girişi göreçeksaınız.üstüne tıklayarak icerı gırış yaptıktan sonra sitemızın panelı acılcaktır orda göreceğınız gıbı nıck yazacahınız buton olacaktır.ister üye olup ister üye olmadan nıck kınızı yazıp gırebılırsınız,girdikten sonra odalar gözükcektır gördühünüz odanın ıcınde ınsanların sohbet ettığı bölüm cıkacaktır ve sıze ıcerde calınan müzıkler veya konuşan dj lerın sesı gelcektır ve burda uste oda ısımlerı göreçeksınız onlarda ayrı ayrı odaların ısımlerıdır istedıhınız ilın ismıne tıklayarak dıyer odaya gecış yapar orda konuşma sohbet müzık canınız ne ısterse yapabılırsınız.sızlere şımdıden ıyı sohbetler dılerım…….